2 Ağustos 2013 Cuma
26 Haziran 2013 Çarşamba
CAMİLİ KÖYÜ’NÜN TARİHİ
Şamil
YAZAN
1.Camili
Köyü’nün Coğrafî Konumu
Camili Köyü, Adana’nın
İmamoğlu İlçesi’ne bağlıdır. İmamoğlu’nun kuzey-batısında olup; İmamoğlu’na 12 km mesafededir. Doğusunda
Yazıtepe, batısında Musulu, güneyinde Alaybeyli ve kuzeyinde Tepecikören
vardır.
2.
Camili Köyü’nün Adının Menşeî
Camili Köyü kurulduğunda çevre
köylerde cami yokmuş. Civar köyler namaz için Camili’ye gelirlermiş. Bu yüzden
köyün adı Camili Köyü diye kalmış. Ayrıca Osmanlı kaynaklarında köyün ismi Cami
ören olarak geçmektedir.
3.
Camili Köyü’nün Tarihi
Gerek Camili Köyü’nde ve
gerekse civar köylerde bulunan tarihî eserler: bölgenin geçmişinin eskilere
kadar uzandığını göstermektedir. Ama kapsamlı bir çalışma yapılmadığı için bu
konuda ayrıntılı bir bilgiye sahip değiliz. Camili ve çevresinin Türkleşmesi
14. yy olmuştur. Ama Anadolu’da çıkan Celali isyanları sebebiyle bölgeye
yerleşen Türklerden geriye sağlam yapılar kalmamıştır. 18. Ve 19. yy da Camili
ve çevresinde Sırkıntı Aşireti’nin söz sahibi olduğunu bilmekteyiz. Osmanlı
Devletinin 19. yy da bölgede gerçekleştirdiği ıslahatlar neticesinde Berberlerin
bir kısmı Ferzin Tepeleri( Camili Köyü’nün su deposu civarı)’ne ve diğer kısmı
Camili Köyünün Üçtepe Köyü yolunda bulunan mezarlığın karşına iskân edilirler. Köy 1865 tarihinde
kurulmuştur. Köy bu tarihlerde Yukarı Sırkıntı Nahiyesinin idare merkeziydi.
Daha sonraki bir tarihte Niğde’nin Dündarlı Köyü’nden gelen Mehmet Karakoca’nın
şimdiki Camili Köyünün bulunduğu yere gelip yerleşmesiyle günümüzdeki Camili
Köyü’nün temeli atılır. Ferzin Tepelerine iskân olunan Berberler de daha sonra
şimdiki Camili Köyü’nün olduğu yere gelip yerleşmişlerdir. Milli Mücadele
sırasında Camili’de Fransız karakolu olduğu bilinmektedir. Ayrıca Koyunevi
Köyü’nde kurulan Sırkıntı Grup Komutanlığına ve Anadolu Müdafaayı Hukuk Cemiyetine
diğer köyler gibi Camili Köyü’nde de katılanlar olmuştur. Camili Köyü’nde Milli
Mücadeleye katılan şahısla bilebilenleri aşağıya yazdım.
ü
İsmail
Uçkun
ü
Mustafa
Ünsal
ü
Hacı Yalınız
ü
Kara
Koca (Koyunevi Köyü’nde kurulan İaşe heyeti üyesidir ve Camili Köyü’nün
kurucusu olarak bilinir.)
Milli
Mücadele zaferle sonuçlanınca Camili Köyü, Kozan’a bağlılığı sürer. Cumhuriyet
zamanında Camili Köyü’ne Hayta, Horzum, Gacar, Manavlı gibi Yörükler gelip yerleşmişlerdir.
Böylelikle köy tahmini olarak 600 haneye kadar ulaşmıştır. Ama Horzum ve
Manavlılar İmamoğlu’nun merkezine göç etmişlerdir. Bu yüzden köyün nüfusunda
azalma olmuştur. Camili Köyü, daha sonra İmamoğlu’na bağlanır. Camili Köyü’nde
şu anda, bir ilkokul ve bir sağlık ocağı vardır.
25 Haziran 2013 Salı
İMAMOĞLU’NDAN MİLLİ MÜCADELEYE KATILAN KAHRAMANLARIMIZ
Şamil
YAZAN
İmamoğlu’nda Milli
Mücadele’ye katılan şahısları ne yazık ki yeterince tanımıyoruz. Bunun Başlıca
nedenleri:
1. İmamoğlu merkezi olarak Cumhuriyet zamanında kurulduğu
için tarihi fazla dikkat çekmemiştir.
2. Milli Mücadele kahramanları arasındaki kişisel çekişmeler
de bu konuda etkili olmuştur. Çünkü Milli Mücadele kahramanları arasındaki
kişisel çekişmeler günümüz araştırmacılarına da yansımıştır. Bu durum da
İmamoğlu’nda Milli Mücadele’ye katılan şahıslardan sadece belli başlılarının
tanınmasına sebep olmuştur.
3. Ayrıca İmamoğlu üzerine de ciddi çalışma yapılmamış
olmasının da bunda rolü büyüktür. Ne yazık ki gerek yetkililer ve gerek
İmamoğlu’nda yetişen aydınlarımız bu konu da ciddi çalışmalara girmemişlerdir.
İmamoğlu Tarihi üzerine 4-5 yıldan beri çalışmam neticesinde Milli
Mücadele’ye katılan şahısların isimlerini tespit edebildim. Ama bu sayı oldukça
eksiktir. Yalnızca emin olduğum isimleri aşağıya aldım. İmamoğlu’nda Milli
Mücadele’ye katılan şahısların sayısı 300 ile 600 arasında olması gerekir.
Ayrıca Milli Mücadele kahramanlarımız hakkında ayrıntılı bilgileri yakında
yayınlamayı planladığım “İmamoğlu Tarihi” isimli çalışmamda bulabileceksiniz.
1. Çapanoğlu
İsmail
2.
Karakahyaoğlu Ali
3. Mallioğlu
Sait Ağa
4. Mallioğlu
Karaca
5. Karakahya
Mahmutu
6. Mulla Hoca
7. Hasan Ağaoğlu Ahmet
8. İshak Kahya oğlu Durmuş
9. K.Ahmet O.Osman
10. Mehmetoğlu Kara
11. Halitoğlu Derviş
12. Koca Ömer Ağa
13. Karaoğlu Kara Ali
14. Ahmetoğlu Kara
15. Temuroğlu Halil
16. Osman Boran
17. Mavininoğlu Ali
18. Mavioğlu Musa
19. Kara Kahyaoğlu Ahmet
20. Kara Kahyaoğlu
Ali
21. Mehmet oğlu Yusuf
22. Onbaşı oğlu Ali Hacı
23.Hasan Kahyaoğlu Osman
24. Köseoğlu İbrahim
25. Alioğlu Ali
26. Seyfi Ağa oğlu Murat
27. Çarpanoğlu Osman
28. Kıvırcıkoğlu Durdu Mehmet
29. Kıvırcıkoğlu Osman
30. Kürt Mehmet
31. Hamamköylü İsmail
32. Seyfioğlu Derviş
33. Rumlu Hacı
34. Cerit Yusufoğlu Halil
35. Köseoğlu Hacı Ahmet
36. Deli Ahmet
37. Çekçi Hüseyin
38. Kırmızı Osman
39. Farsak Ali
40. Cabbar Kahya
41. Gökvelioğlu Mehmet Efendi
42.Gökvelioğlu Halil
43. İsmail Efendi
44. Musa Hoca
45.Taze Ali Ağa
46. Abdioğlu Mustafa Efendi
47. Ebülhüdalı İbrahim Efendi
48. Sırkıntılı Hacı Beyoğlu Mehmet
49. Mustan Kahya
50. Kara Koca: Camili Köyü’ndendir. Camili Köyü’ne Niğde’nin
Dündarlı Köyü’nde çıkan su tartışması yüzünden gelmiştir. Koyunevi Köyü’nde
kurulan İaşe Heyeti üyeleri arasındadır. Soyadı kanunu çıkınca Erdoğan soyadını
almıştır. Ama çocukları daha sonra Karakoca soyadını almışlardır. Ahmet Cevdet Çamurdan’ın
eserinde Kara Koca’nın adı yanlışlıkla
Kara Hoca diye geçmiştir. Ayrıca Fransızlar Camili Köyü’nü işgal ettiklerinde
Kara Koca’nın evini zorla Fransız Karakol’u olarak kullanmışlardır. Kara
Koca’nın evinin bulunduğu mevki Camili Köyü’nde Aşağı Mahalle diye
bilinmektedir.
51. Ekşi Murtaza
52. Ödek Durmuş
53. Çinçikoğlu Mehmet Ali Efendi
54. Meryemin oğlu Mahmut
55. İsmail Uçkun
56. Mustafa Ünsal
57. Hacı Yalınız
58. Sırkıntılı Ahmet Ağa
59. Mehmetoğlu Ahmet
60. Ahmetoğlu Mehmet
61. Muharremoğlu Ali
63. Sırkıntılı Hacı Mustafa Bey
Not: Bu yazı Kır Çiçekleri(
2007 –İmamoplu) isimli okulş dergisinde yayınlanmıştır. İmamoğlu Tarihi
hakkında sorularınız için 0 505 481 50 31 numaralı telefonda ulaşabilirler.
Ayrıca samilyazan@gmail.com mail
adresinden de sorularınızı yazarak mail atabilirsiniz.
24 Haziran 2013 Pazartesi
YUSUF HALAÇOĞLU İMAMOĞLU ve ERMENİLER
![]() |
| Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu |
Bu
başlığı okuyanlar hemen Yusuf Halaççoğlu’nun Ermeniler üzerine çalışmalarını
biliyoruz da İmamoğlu’yla olan ilgisi ne?dediklerini duyar gibiyim. Tabiki
İmamoğlu ile ilgili bağlantısına geçmeden önce Yufus Halaçoğlu’ndan az da olsa
bahsedeyim.Yusuf Halaçoğlu 1949 tarihinde Kozan’da dünyaya gelir. Türkiye’nin
son dönemlerde yetiştirdiği en büyük tarihçiler arasındadır. Özellikle Ermeniler
ve Türkmenler üzerine yaptığı çalışmalarıyle bilinmektedir. TTK’nın
başkanlığını da yapmıştır. MHP milletvekilliğini yap
maktadır.[1]
![]() |
| Yusuf Halaçoğlu'nun İmamoğlu'ndaki akrabalarından Hüseyin Atıcı |
İmamoğlu
Tarihi üzerine çalışırken bir gün Saygeçit Mahhallesi’nden Hüseyin Atıcı ile
sohbet etme fırsatımız oldu. Hüseyin Atıcı kendilerinin Avşar olduklarını ve
Yusuf Halaçoğlu ile amca çocukları
sayıldıklarını belirtti. Ayrıca Hüseyin
Bey ve ailesi İmamoğlu’nda Halaçlar diye bilinmektedir.Nitekim Yusuf Halaçoğlu
Habertürk kanalında yayınlanmakta olan Tarihin Arka Odası isimli programda
Atıcı soyadına sahip ailelerin kendisinin yakın akraba olduklarını doğruladı. Burdan hareketle Yusuf Halaçoğlu’nun İmamoğlu ile ilgili bir bağlantısı daha
vardır. Oda Yusuf Halaçoğlu’nun Saygeçitteki akrabalarından biri Ermeniler tarafından
şehit edilmiştir. Olay 1920 tarihlerinde gerçekleşmiştir. Halaçoğlu Mehmet bir
grup arkadaşıyla Adana’ya mal satmaya gider. Geri dönüşte Sarıçam denilen yerde
Ermeni Kamavorları tarafından feci
şekilde şehit edilirler.[2]
[1] Hayatı
hakkında daha geniş bilgi iin bakınız http://tr.wikipedia.org/wiki/Yusuf_Hala%C3%A7o%C4%9Flu
[2] Daha
geniş bilgi için bakınız Şamil Yazan İmamoğlu Tarihi Adana 2008, s.29
İMAMOĞLU’NUN AYDIN VE İDARECİ SORUNU
Bu yazı
kimilerini sevindirecek kimilerini de kızdıracak ama bizim amacımız birilerini
sevindirmek veya kızdırmak değil. Bizim tek amacımız İmamoğlu üzerine gerçekci
bir değerlendirme yapabilmekdir. Bu açıdan baktığımızda İmamoğlu’nun en büyük
sorunun idareci ve aydın sorunu olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. İdreci adından
anlaşılacağı üzerine becerikli kimse veya idare sanatını bilen kişi demektir.
Bunu biraz daha açarsak idareci demek
büyük düşünen ve bu düşüncelerini gerçekleştirmek için dev adımlar atan kimse
demektir. Oysa İmamoğlu’nda idareci demek günü kurtaran veya İmamoğlu’na bir yol, bir kaldırım yapınca
İmamoğlu’nu ihya ettiğini zannetmekdir. Oysa park veya kaldırım yapmak her
belediyenin klasik görevidir. Oysaki çağdaş belediyecilik anlaşyışında idare yerinin sosyal ve kültürel
kalkınmasında gereken önem verilmektedir. Oysa bizim idarecilerimizde kültürel
İmamoğlu’nun
aydın sorunna giriş yapmadan öçnce aydın kelimsin tanımlamak gerkir. Aydın,
Türk Dil kurumuna göre aydın : “Kültürlü, okumuş, görgülü,
ileri düşünceli (kimse), münevver, entelektüel” kimse olarak tarif edilmektdir.
Tabiki bu tarifte eksik olan aydın
kimsenin aynı zamanda üreten bir kimse olmasıdır. O zaman İmamoğlu’nda
yetişen aydınlarda İmamoğlu üzerine düşünmeli ve fikirler üretmelidir.
Aydınların ürettiği düşünceler İmamoğlulu idarecilerin desteğiyle hayata
geçirilmelidir. Oysa idercilerin aydınlara değer vermediği gibi İmamoğlu’nda
yetişen aydınlarda İmamoğlu üzerine
fikir üretmekten acizdirler.
İmamoğlu
bu iki sorunu çözmediği müddetce gereken kalkınmayı yapamıyacaktır. Bu yüzden
İmamoğlu’nda yapılan her türlü yatırım göz boyamanın ötesine geçemiyecektir.
23 Haziran 2013 Pazar
İMAMOĞLULU AŞIKLAR ŞAİRLER VE YAZARLAR
17 Haziran 2013 Pazartesi
İMAMOĞLU’NDA BİR KORE GAZİSİ
Şamil
YAZAN
Her
gün karşılaştığımız bir insandı Dede Taş. Ama gel gör ki Dede Bey’in bir Kore
gazisi olduğu aklımın ucundan bile geçmezdi. Onun Kore Gazisi olduğunu
öğrenince, onunla bir sohbet etmeye karar verdim. Bir ara bir fotoğraf makinesi
bulup Adalet Mahallesi’ndeki bir kahvede buluştum. Cumhuriyet Mahallesi’ndeki
evine doğru yavaş yavaş gitmeye karar verdik. Yol boyunca madalyasını olup
olmadığını sordum bana madalyalarını muhafaza ettiğini söyledi.
Dede
Bey’in evine vardığımızda oldukça şaşırdım. Çünkü evi iki oda ve bir mutfaktan
oluşmaktaydı. Çinkolu bir evdi ve oldukça mütevazı bir evdi. Bir Kore gazisinin
nerdeyse ıssızlaşmaya başlamış evde tek başına kalması beni oldukça üzmüştü.
Dede
Bey İmamoğlu’nun Alaybeyi Köyü’nden idi. 1930 tarihinde dünyaya gelmiş. 1950
tarihinden önce Ayşe Hanımla evlenmiş. Ayşe Hanım’dan 2 kız, 5 oğlan evladı
dünyaya gelmiş. Ayşe Hanım 1996 tarihinde vefat etmiş. Eşinin evinin ölümüyle
beraber yalnızlık başlamış.
Dede
Bey, Kore Savaşı başladığında Mersin’de askerlik yapmaktaymış. İzmir’in
Seferihisar’ına varmış. Orda bir müddet eğitim almış. İzmir Basmane’den Kore’ye
doğru yola çıkmışlar. Yolculuk otuz bir gün çıkmış. Yolculuk denizde fırtına
çıktığından bir gün uzun sürmüş. Kore Savaşı’nda Yıldız, Çorman, Berlin,
Kumkale ve Vegas cephelerinde görev almış. Savaş esnasında düşmana esir
düştüğünü belirtti. Bu esirlik sırasında başına bir şarapnel parçası düştüğünü
belirtti. Maraş’ın Hartlap Köyü’nden Hüseyin Mercimek, Dede Taş’ı 5 km
taşıyarak hayatını kurtarır. Rok Tümeni’nin hastanesinde tedavi görür. İyileşir
iyileşmez doktordan cepheye gitmek için izin ister.
Kore
Savaşı’nda birçok askerimizin şehit olmasına şahit olmuş. Türk askerlerinin
Kumkale ve Vegas’da çok zayiat verdiğini belirtti. Hatta savaş esnasında çok
kayıp verilen cephelerde genelde Türk askerlerinin çarpıştığını belirtti.
Amerikalıların kayıpların çok olduğu cepheye gitmediklerini de belirtti.
Savaşın
bitmesiyle beraber Süveyş Kanalı’nda Türkiye gösterişli bir karşılama ile
karşılanırlar. İzmir’in Basmane’den tekrar yurda dönmüştür. İzmir’de karşılama
sırasında şehit yakınlarının feryatları dağı taşı inletir.
Dede
Taş’a Amerikalılar tarafından bir madalya verilmiştir. Daha sonra Kore
tarafınfdan iki madalya ve bir rozet verilmiştir. Ayrıca Kore Cumhurbaşkanı ve
Kore Generali tarafından teşekkür mektubu gönderilmiş.
Kore
gazimiz Cumhuriyet Mahallesi’nin 28 numaralı sokağının 9 numaralı hanesinde
hayatına devam etmektedir. Kore Gazimiz devletin ve toplumumuzun ilgisi
beklemektedir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











