28 Eylül 2026 Pazartesi

KOZAN SANCAĞI TARİHİ ÜZERİNE NOTLAR-1

 

Şamil YAZAN

Tarihçi-Yazar

KOZAN KALESİ’NİN ESKİ ADI NEYDİ?

Kozan ilçesinin merkezinde yer alan kale günümüzde yaygın olarak “Kozan Kalesi” veya “Sis Kalesi” diye bilinmektedir. İşin ilginç tarafı kalenin eskiden hangi adla anıldığı üzerine herhangi bir çalışma yapılmamıştır. Bu yüzden kalenin ismi sanki geçmişten günümüze kadar Kozan Kalesi ( veya Sis Kalesi) olarak geldiği gibi algı oluşmuştur. Oysa 1872 tarihli Adana Vilayet Salnamesinin seksen üçüncü sayfasında Kozan Kalesi için şu tabir geçmektedir: “...kasaba-i mezbûre Tarbun demekle ma’rûf kalenin vasat zemininde…”

Kozan Kalesi’nin eski adı üzerine çalışma olmadığı gibi Tarbun kelimesi üzerine herhangi bir çalışma yapılmamıştır. Bu kelimenin anlamı konusunda üç farklı tespitimiz olmuştur. Birinci tespitimize göre bu kelimenin kökeni İngilizcedir. “Tarbun adının kökeni, Britanya'nın eski Anglo-Sakson kültürüne dayanmaktadır. Bu isim, Thurburn’ün oğlunun vaftiz adından türemiştir. Bu eski kişisel isim, aslen Sakson gök gürültüsü tanrısı Thor'un adından gelmektedir”  İngiltere’de soylu bir ailenin adı olan Tarbun adı 12. yy kadar gitmektedir. ( https://www.houseofnames.com/tarbun-family-crest (22.06.2026).Bu kelimenin kökeni İngilizce olarak gösterilse de bu kelimenin eski Anadolu medeniyetleri tarafından da kullanıldığı bilinmektedir. Nitekim Hititçe ve Luvice de “Tarun”, “Tarınta”, “Tarhunt” ve “Tarhuntas” şeklinde geçmektedir. Devletin koruyucusu olduğu düşünülerek Fırtına Tanrısı olarak adlandırılmıştır. Kelime tarhu- fiilinden gelmiş olup “fethetmek, galip gelen” anlamlarına gelmektedir. Geç Hitit döneminden kalmış Adana yazıtlarında Tarhunza’ya sunulmuş adaklar ve dualar görünmektedir. (Meryem Şentürk Çoban, Tarhunza/Tarhuntas, https://kureansiklopedi.com/tr/detay/tarhunzatarhuntas-f7cf8, 27.07.2026 ) Yukarıdaki bilgilerden yola çıkarsak kelimenin kökenin Proto-Hint-Avrupa’ya dayandığını söyleyebiliriz. Nitekim Hindistan’da Tarbund veya Tadbund isimli bir yerin olması bu görüşü desteklemektedir.

İkinci tespitimize göre bu kelime “derbend (veya darband)” kelimesinden gelmektedir. Derbend kelimesin Farsça olup der ve bend kelimesinin birleşmesiyle meydana gelmiştir. Der geçit; bend tutma, anlamına gelip Osmanlı Türkçesinde “engel, geçit, boğaz, set, sınır bölgeleri, dağlar arasında güçlükle geçilen yerlerle istihkâm mevkileri” anlamında kullanılmıştır. Kozan ilçe merkezinin coğrafî konumunu düşündüğümüzde Tarbun kelimesi bu anlam ile örtüşmektedir. Çünkü Kozan kalesi Çukurova’nın ovalık alanı ile dağlık alanın birleştiği konumda yer almaktadır. O zaman bu tespitimize göre bu kelime zamanla “Darband-Darbun-Tarbun” şeklinde değişime uğramıştır.

Üçüncü tespitimize göre bu kelime ağaçların taze sürgünü veya dalı anlamına gelmektedir. Nitekim Arapça bir sözlükte Tarbun kelimesi  “ince dal, dal sürgünü” veya “maden arama çubuğu” olarak açıklanmıştır.( F.E. Crow, Arabic Manuel, London 1901, s.284)

Sonuç olarak Tarbun kelimesinin etimoljisi üzerine şimdiye kadar bir çalışma yapılmamıştır. Bu durumun en büyük sebebi Osmanlı kaynaklarında Tarbun kelimesinin farklı yazılıp yazılmadığı konusunda bilgilerin yetersizliğidir. Bu yüzden yeni belge ve bilgilerin ortaya çıkmasıyla Tarbun etimolojisi üzerine daha sağlıklı değerlendirmeler yapılabilecektir.

 

KOZAN SANCAĞININ SINIRLARI MESELESİ

Kozan Sancağı sınırları deyince aklıma gelen ilk soru hangi yüzyıl olduğu sorusudur. Çünkü Kozan Sancağının sınırları konusunda Osmanlı kaynaklarında 15.yy ve 19. yy arasında çok büyük fark vardır. Bu durum normaldir aslında. Çünkü tarih boyunca devletlerin sınırları değiştiği gibi Kozan sancağının sınırları da değişmiştir.   Bazı Kozanlı akademisyen ve tarihçilerin Kozan sancağından bahsederken 19.yy esas alarak ilmî olmayan açıklama yaptıkları görülmektedir.  Bu akademisyen ve tarihçilerin kaynağı da Ahmet Cevdet Çamurdan’ın “Kozan’ı Tanıyalım” adlı eserine dayanmaktadır. Ahmet Cevdet Çamurdan tarihçi olmadığı gibi verdiği bilgilerin kaynağını belirtme ihtiyacı da duymamıştır. Bu yüzden verilen bilgileri en azından başka kaynaklarla karşılaştırmak gerekmektedir. Nitekim Ahmet Cevdet Çamurdan Kozan sancağının güney sınırları için şöyle demektedir: “Adana’nın Karahacılı köylerinden başlayarak Sırkıntıyızir ve Sırklıntıyıbala nahiyeleri adlı iki nahiye sınırları içine alarak Sarıçam’dan istikametle Ceyhan nehrine ulaşan ve Ceyhan nehrinden de başlayarak…” Şimdi bu ifadeden hareketle Kozan sancağının güney sınırları içerisinde İmamoğlu ilçesinin tamamı, Sarıçam ilçesinin yarısı ve Ceyhan ilçesinin yarısı Kozan sancağı içerisindendir. Sırkıntıyızir denilen nahiye Aşağı Sırkıntı nahiyesidir ve bu nahiye bir dönem Adana’ya bir dönem de Ceyhan’a bağlı olmuştur. Yani Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında hiçbir zaman Kozan sancağına bağlı olmamıştır. Bu nahiyenin sınırları ve kuruluşu hakkındaki bilgiyi “Sırkıntı Türkmenleri” adlı eserimde uzun uzun anlattım. Bu yüzden bu nahiyeyi burada uzun uzun anlatmaya gerek yoktur. Sonuç olarak Ahmet Cevdet Çamurdan’ın tespitlerinde yanlışlıklar olduğu kesindir. Bu yüzden Kozanlı akademisyen ve yazarların Ahmet Cevdet Çamurdan’ı kaynak olarak alırken dikkat etmeleri gerekmektedir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder