Şamil
YAZAN
Tarihçi-Yazar
KOZAN KALESİ’NİN ESKİ
ADI NEYDİ?
Kozan ilçesinin merkezinde yer alan
kale günümüzde yaygın olarak “Kozan Kalesi” veya “Sis Kalesi” diye
bilinmektedir. İşin ilginç tarafı kalenin eskiden hangi adla anıldığı üzerine
herhangi bir çalışma yapılmamıştır. Bu yüzden kalenin ismi sanki geçmişten günümüze
kadar Kozan Kalesi ( veya Sis Kalesi) olarak geldiği gibi algı oluşmuştur. Oysa
1872 tarihli Adana Vilayet Salnamesinin seksen üçüncü sayfasında Kozan Kalesi
için şu tabir geçmektedir: “...kasaba-i
mezbûre Tarbun demekle ma’rûf kalenin vasat zemininde…”
Kozan Kalesi’nin eski adı üzerine
çalışma olmadığı gibi Tarbun kelimesi üzerine herhangi bir çalışma
yapılmamıştır. Bu kelimenin anlamı konusunda üç farklı tespitimiz olmuştur.
Birinci tespitimize göre bu kelimenin kökeni İngilizcedir. “Tarbun adının kökeni, Britanya'nın eski
Anglo-Sakson kültürüne dayanmaktadır. Bu isim, Thurburn’ün oğlunun vaftiz
adından türemiştir. Bu eski kişisel isim, aslen Sakson gök gürültüsü tanrısı
Thor'un adından gelmektedir”
İngiltere’de soylu bir ailenin adı olan Tarbun adı 12. yy kadar
gitmektedir. ( https://www.houseofnames.com/tarbun-family-crest
(22.06.2026).Bu
kelimenin kökeni İngilizce olarak gösterilse de bu kelimenin eski Anadolu
medeniyetleri tarafından da kullanıldığı bilinmektedir. Nitekim Hititçe ve Luvice
de “Tarun”, “Tarınta”, “Tarhunt” ve “Tarhuntas” şeklinde geçmektedir.
Devletin koruyucusu olduğu düşünülerek Fırtına Tanrısı olarak adlandırılmıştır.
Kelime tarhu- fiilinden gelmiş olup “fethetmek, galip gelen” anlamlarına
gelmektedir. Geç Hitit döneminden kalmış Adana yazıtlarında Tarhunza’ya
sunulmuş adaklar ve dualar görünmektedir. (Meryem Şentürk Çoban,
Tarhunza/Tarhuntas, https://kureansiklopedi.com/tr/detay/tarhunzatarhuntas-f7cf8,
27.07.2026 ) Yukarıdaki bilgilerden yola çıkarsak kelimenin kökenin
Proto-Hint-Avrupa’ya dayandığını söyleyebiliriz. Nitekim Hindistan’da Tarbund
veya Tadbund isimli bir yerin olması bu görüşü desteklemektedir.
İkinci tespitimize göre bu kelime “derbend (veya darband)” kelimesinden gelmektedir. Derbend kelimesin Farsça olup
der ve bend kelimesinin birleşmesiyle meydana gelmiştir. Der geçit; bend tutma,
anlamına gelip Osmanlı Türkçesinde “engel,
geçit, boğaz, set, sınır bölgeleri, dağlar arasında güçlükle geçilen yerlerle
istihkâm mevkileri” anlamında kullanılmıştır. Kozan ilçe merkezinin coğrafî
konumunu düşündüğümüzde Tarbun kelimesi bu anlam ile örtüşmektedir. Çünkü Kozan
kalesi Çukurova’nın ovalık alanı ile dağlık alanın birleştiği konumda yer
almaktadır. O zaman bu tespitimize göre bu kelime zamanla “Darband-Darbun-Tarbun” şeklinde değişime uğramıştır.
Üçüncü tespitimize göre bu kelime
ağaçların taze sürgünü veya dalı anlamına gelmektedir. Nitekim Arapça bir
sözlükte Tarbun kelimesi “ince dal, dal sürgünü” veya “maden arama çubuğu” olarak
açıklanmıştır.( F.E. Crow, Arabic Manuel, London 1901, s.284)
Sonuç olarak Tarbun kelimesinin etimoljisi
üzerine şimdiye kadar bir çalışma yapılmamıştır. Bu durumun en büyük sebebi
Osmanlı kaynaklarında Tarbun kelimesinin farklı yazılıp yazılmadığı konusunda
bilgilerin yetersizliğidir. Bu yüzden yeni belge ve bilgilerin ortaya
çıkmasıyla Tarbun etimolojisi üzerine daha sağlıklı değerlendirmeler
yapılabilecektir.
KOZAN SANCAĞININ
SINIRLARI MESELESİ
Kozan Sancağı sınırları deyince aklıma
gelen ilk soru hangi yüzyıl olduğu sorusudur. Çünkü Kozan Sancağının sınırları
konusunda Osmanlı kaynaklarında 15.yy ve 19. yy arasında çok büyük fark vardır.
Bu durum normaldir aslında. Çünkü tarih boyunca devletlerin sınırları değiştiği
gibi Kozan sancağının sınırları da değişmiştir. Bazı Kozanlı akademisyen ve tarihçilerin
Kozan sancağından bahsederken 19.yy esas alarak ilmî olmayan açıklama
yaptıkları görülmektedir. Bu akademisyen
ve tarihçilerin kaynağı da Ahmet Cevdet Çamurdan’ın “Kozan’ı Tanıyalım” adlı
eserine dayanmaktadır. Ahmet Cevdet Çamurdan tarihçi olmadığı gibi verdiği
bilgilerin kaynağını belirtme ihtiyacı da duymamıştır. Bu yüzden verilen
bilgileri en azından başka kaynaklarla karşılaştırmak gerekmektedir. Nitekim
Ahmet Cevdet Çamurdan Kozan sancağının güney sınırları için şöyle demektedir: “Adana’nın Karahacılı köylerinden başlayarak
Sırkıntıyızir ve Sırklıntıyıbala nahiyeleri adlı iki nahiye sınırları içine
alarak Sarıçam’dan istikametle Ceyhan nehrine ulaşan ve Ceyhan nehrinden de
başlayarak…” Şimdi bu ifadeden hareketle Kozan sancağının güney sınırları
içerisinde İmamoğlu ilçesinin tamamı, Sarıçam ilçesinin yarısı ve Ceyhan
ilçesinin yarısı Kozan sancağı içerisindendir. Sırkıntıyızir denilen nahiye
Aşağı Sırkıntı nahiyesidir ve bu nahiye bir dönem Adana’ya bir dönem de
Ceyhan’a bağlı olmuştur. Yani Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında hiçbir zaman
Kozan sancağına bağlı olmamıştır. Bu nahiyenin sınırları ve kuruluşu hakkındaki
bilgiyi “Sırkıntı Türkmenleri” adlı eserimde uzun uzun anlattım. Bu yüzden bu
nahiyeyi burada uzun uzun anlatmaya gerek yoktur. Sonuç olarak Ahmet Cevdet
Çamurdan’ın tespitlerinde yanlışlıklar olduğu kesindir. Bu yüzden Kozanlı
akademisyen ve yazarların Ahmet Cevdet Çamurdan’ı kaynak olarak alırken dikkat
etmeleri gerekmektedir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder