Şamil
YAZAN
Araştırmacı-Yazar
GİRİŞ
Son
zamanlarda Çukurova’nın Millî Mücadele tarihinde yer alan komutanların
hayatlarına ilginin arttığı gözlenmektedir. Bu durumu nereden anlıyoruz? Çünkü
yakın zamanda Çukurova’da Millî Mücadeleye komutanlık eden kişilerin
bibliyografyası yazılması konusunda bir artış vardır. Benim bilebildiğim kadarı
ile Çukurova’da Millî Mücadeleye komutanlık yapanlardan “Saim Bey”, “Aydınlıoğlu Tufan Bey”, “Tekelioğlu Sinan Bey”, “Kozanoğlu
Doğan Bey” ve “Manisalı Ali Bey”
’in hayatları üzerine kitaplar yazılmıştır. Bu saydığımız isimler içerisinde en
fazla hakkında kitap yazılan kişi Saim Bey’dir. Adının geçtiği kitapları ve
hakkında yazılan makaleleri saymazsak Saim Bey hakkında beş kitap yazılmıştır.
Bu kitaplardan birisi hikâye olup diğerleri tarih kitaplarıdır. Saim Bey
üzerine bilin ilk çalışma Lütfullah Erdem’in “Kozanlı Saim Bey” isimli çalışması olup 1946’da Ankara’da
yayınlanmıştır. Daha sonra Yusuf Delikoca tarafından “Saim Bey” ve Abdullah Çiftçi “Şehit
Kaymakam Saim Bey” isimleri iki kitap yayınlanmıştır. Son olarak
Abdurrahman Kütük tarafından “Şehit
Kaymakam Kozanlı Saim Bey” adlı kitap yayınlanmıştır. Buna ilave olarak
Muhammet Yıldırım tarafından “Millî
Mücadele Kahramanı Saim Bey” adıyla bir hikâye kitabı çıkarılmıştır.
SAİM
BEY’İN HAYATI
1893’te
Kozan’da dünyaya geldi. Asıl adı İzafettin
Saim’dir. Babası Diyarbakırlı Mehmet
Şükrü Efendi’dir. Annesi İstanbullu Atiye
Hanım’dır. Saim Bey küçük yaşta iken babası vefat etmiştir. Bu yüzden Saim
Bey, Kozan Başkâtibi Zekeriya Efendi ile demirci ustası olan abisi İskender
Haşim Demirbilek’in gözetiminde büyümüştür. İlkokulu Kozan okumuştur. Ortaokulu
Adana İdadisinde okumuştur. 1914’te İstanbul Hukuk Fakültesi son sınıf
öğrencisi iken askere çağrılması üzerine eğitimine ara vermiştir. İstanbul’da
Türk Yurdu Cemiyeti aracılığı ile Türkçülük fikri gelişti. 1915’te yedek teğmen
ve 1918’de üsteğmenliğe rütbesinde idi. Kafkas Cephesinde yaralandığı bilinmektedir.
Burada gösterdiği başarıdan dolayı Harp madalyası ve liyakat madalyası
almıştır.
I.Dünya
Savaşı’nın bitmesiyle Kozan’a döndü. Kozan’da milletsever kişilerle konuşarak
işgallerin kabul edilmemesi için İngiliz İstihbarat Müdürlüğüne bir heyet
gönderilmesi için karar noktasında ısrarcı davrandı. İşgali protesto eden Tekel Müdürü Vedat, Mustafa
Üstün ve Saim Bey beraberce
İngiliz İstihbarat müdürüne teslim etmişlerdir. İngilizler Çukurova’yı
Fransızlara bıraktıklarını ama Ermenilerin Çukurova işgaline katılmayacaklarını
belirtmişlerdir.
7
Mart 1919’da Fransızlar ve Fransızların jandarmalığını yapan Ermenilerden
oluşan bir tabur işgalci kuvveti Kozan’ı işgal etti. Saim Bey Girtilinin
Kahvesinde işgal kuvvetlerine sırtını dönerek işgali protesto etti. Ermeniler
Franszıların gelmeden önce Kozan’ı Ermeni bayrağı ile süslemeye çalışmaları
üzerine “Ermeni bayrağı çekilmesi değil
görülmesi bile esef verici hadiselere sebep olabilir. Zira bunun Ermeni bayrağı
ile hiçbir ilgisi yoktur. Burası
Türkoğlu Türk olan Kozanoğlularının yurdudur.” diyerek bayrakların
toplatılmasını istedi. Fakat Ermeniler Fransız taburu Kozan’a girerken bayrak
açmaları üzerine Saim Bey Ermenilere karşı “Burası
Türk yurdudur. Burada her istediğinizi
yapamazsanız” demesi üzerine Fransızlar olay çıkmasından çekindikleri için
bayrakları toplatmak zorunda kalmışlardır. Ermeniler Saim Bey’i Kozan işgal
komutanı olan Tayyarda’ya şikâyet etmeye başlamışlardı.
Saim
Bey’in sık sık şikâyet edilmesi üzerine Tayyarda ilk önce Saim Bey’e makam ve
mevki vaadi ile kendi yanına çekmek istedi ama kabul görmeyince Saim Bey’in
tutuklanmasına karar verdi. Saim Bey daha sonra Adana’ya sevk edildi. Adana’da
Fransızlar tarafından sorguya çekildi en sonunda Adana dışına sürgüne
gönderilmesi kararına varıldı. Bu yüzden Saim Bey zorunlu olarak İstanbul’a
sürgün gönderildi.
Millî
Mücadele’nin başlaması üzerine İstanbul’dan Ankara’ya geçti. Burada kendisine Bozkır Kaymakamlığı ve
Yıldızeli nahiye müdürlüğü teklif edilmesine rağmen bu teklifleri kabul etmedi.
Doğduğu yer işgal altında iken başka yerde görev yapmak istemiyordu. Sonunda
Feke Kaymakam vekilliğine atandı. Hacın
kuşatması sırasında Kuva-yı Milliye kuvvetlerinin dağılması üzerine Kozanoğlu
Doğan Bey tarafından Hacın kuşatmasına davet edildi. 16 Ekim 1920’den Hacın’ın
düşman işgalinden kurtulana kadar bu cephede hizmet etti.
Hacın’ın düşmesinden sonra
makam-mevki ile ilgilenmeyerek Tufan Bey’in emrinde Mamure Baskını’na katıldı.
Bu kuşatma sırasında tabancası düşmesi üzerine yaverine tabancayı bulması talimatını
vermiştir. Yaveri tabancayı bulmak için kibriti yakınca düşman kuvveti Saim Bey’in
yerini tespit etmesiyle Saim Bey’in mevziinde patlama oldu. Saim Bey ağır
yaralanmıştı. Yaralı şekilde karargâh olarak kullanılan yerde taşındı yaraları
sarıldı ama şehit oldu. Saim Bey’in naaşı Kozan’a defnedildi. Daha sonra
Hacın’ın adı Saimbeyli olarak değiştirildi.
SONUÇ
Sonuç
olarak Saim Bey hakkında beş kitap yazılması ve ölüm yıldönümünde hem resmî hem
de sivil toplum örgütleri tarafından anılması Saim Bey’in hayatına karşı bir
ilginin olduğunu göstermektedir. Fakat Saim Bey hakkında yüksek lisans veya
doktora tezinin olmaması konunun ilmî yönden eksik kalmasına neden olmaktadır.
Bu yüzden Saim Bey’in hayatına ve Millî Mücadele’ye dair yeni bilgilerin ortaya
çıkması noktasında büyük eksiklik yaşanmaktadır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder