28 Eylül 2026 Pazartesi

MİLLÎ MÜCADELE ŞEHİDİ SAİM BEY ve SAİM BEY HAKKINDA YAPILAN ÇALIŞMALAR

 

Şamil YAZAN

Araştırmacı-Yazar

GİRİŞ

Son zamanlarda Çukurova’nın Millî Mücadele tarihinde yer alan komutanların hayatlarına ilginin arttığı gözlenmektedir. Bu durumu nereden anlıyoruz? Çünkü yakın zamanda Çukurova’da Millî Mücadeleye komutanlık eden kişilerin bibliyografyası yazılması konusunda bir artış vardır. Benim bilebildiğim kadarı ile Çukurova’da Millî Mücadeleye komutanlık yapanlardan “Saim Bey”, “Aydınlıoğlu Tufan Bey”, “Tekelioğlu Sinan Bey”, “Kozanoğlu Doğan Bey” ve “Manisalı Ali Bey” ’in hayatları üzerine kitaplar yazılmıştır. Bu saydığımız isimler içerisinde en fazla hakkında kitap yazılan kişi Saim Bey’dir. Adının geçtiği kitapları ve hakkında yazılan makaleleri saymazsak Saim Bey hakkında beş kitap yazılmıştır. Bu kitaplardan birisi hikâye olup diğerleri tarih kitaplarıdır. Saim Bey üzerine bilin ilk çalışma Lütfullah Erdem’in “Kozanlı Saim Bey” isimli çalışması olup 1946’da Ankara’da yayınlanmıştır. Daha sonra Yusuf Delikoca tarafından “Saim Bey” ve Abdullah Çiftçi “Şehit Kaymakam Saim Bey” isimleri iki kitap yayınlanmıştır. Son olarak Abdurrahman Kütük tarafından “Şehit Kaymakam Kozanlı Saim Bey” adlı kitap yayınlanmıştır. Buna ilave olarak Muhammet Yıldırım tarafından “Millî Mücadele Kahramanı Saim Bey” adıyla bir hikâye kitabı çıkarılmıştır.

SAİM BEY’İN HAYATI

1893’te Kozan’da dünyaya geldi. Asıl adı İzafettin Saim’dir. Babası Diyarbakırlı Mehmet Şükrü Efendi’dir. Annesi İstanbullu Atiye Hanım’dır. Saim Bey küçük yaşta iken babası vefat etmiştir. Bu yüzden Saim Bey, Kozan Başkâtibi Zekeriya Efendi ile demirci ustası olan abisi İskender Haşim Demirbilek’in gözetiminde büyümüştür. İlkokulu Kozan okumuştur. Ortaokulu Adana İdadisinde okumuştur. 1914’te İstanbul Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisi iken askere çağrılması üzerine eğitimine ara vermiştir. İstanbul’da Türk Yurdu Cemiyeti aracılığı ile Türkçülük fikri gelişti. 1915’te yedek teğmen ve 1918’de üsteğmenliğe rütbesinde idi. Kafkas Cephesinde yaralandığı bilinmektedir. Burada gösterdiği başarıdan dolayı Harp madalyası ve liyakat madalyası almıştır.

I.Dünya Savaşı’nın bitmesiyle Kozan’a döndü. Kozan’da milletsever kişilerle konuşarak işgallerin kabul edilmemesi için İngiliz İstihbarat Müdürlüğüne bir heyet gönderilmesi için karar noktasında ısrarcı davrandı.  İşgali protesto eden Tekel Müdürü Vedat, Mustafa Üstün ve Saim Bey beraberce İngiliz İstihbarat müdürüne teslim etmişlerdir. İngilizler Çukurova’yı Fransızlara bıraktıklarını ama Ermenilerin Çukurova işgaline katılmayacaklarını belirtmişlerdir.

7 Mart 1919’da Fransızlar ve Fransızların jandarmalığını yapan Ermenilerden oluşan bir tabur işgalci kuvveti Kozan’ı işgal etti. Saim Bey Girtilinin Kahvesinde işgal kuvvetlerine sırtını dönerek işgali protesto etti. Ermeniler Franszıların gelmeden önce Kozan’ı Ermeni bayrağı ile süslemeye çalışmaları üzerine “Ermeni bayrağı çekilmesi değil görülmesi bile esef verici hadiselere sebep olabilir. Zira bunun Ermeni bayrağı ile hiçbir ilgisi yoktur.  Burası Türkoğlu Türk olan Kozanoğlularının yurdudur.” diyerek bayrakların toplatılmasını istedi. Fakat Ermeniler Fransız taburu Kozan’a girerken bayrak açmaları üzerine Saim Bey Ermenilere karşı “Burası Türk yurdudur.  Burada her istediğinizi yapamazsanız” demesi üzerine Fransızlar olay çıkmasından çekindikleri için bayrakları toplatmak zorunda kalmışlardır. Ermeniler Saim Bey’i Kozan işgal komutanı olan Tayyarda’ya şikâyet etmeye başlamışlardı.

Saim Bey’in sık sık şikâyet edilmesi üzerine Tayyarda ilk önce Saim Bey’e makam ve mevki vaadi ile kendi yanına çekmek istedi ama kabul görmeyince Saim Bey’in tutuklanmasına karar verdi. Saim Bey daha sonra Adana’ya sevk edildi. Adana’da Fransızlar tarafından sorguya çekildi en sonunda Adana dışına sürgüne gönderilmesi kararına varıldı. Bu yüzden Saim Bey zorunlu olarak İstanbul’a sürgün gönderildi.

Millî Mücadele’nin başlaması üzerine İstanbul’dan Ankara’ya geçti.  Burada kendisine Bozkır Kaymakamlığı ve Yıldızeli nahiye müdürlüğü teklif edilmesine rağmen bu teklifleri kabul etmedi. Doğduğu yer işgal altında iken başka yerde görev yapmak istemiyordu. Sonunda Feke Kaymakam vekilliğine atandı.  Hacın kuşatması sırasında Kuva-yı Milliye kuvvetlerinin dağılması üzerine Kozanoğlu Doğan Bey tarafından Hacın kuşatmasına davet edildi. 16 Ekim 1920’den Hacın’ın düşman işgalinden kurtulana kadar bu cephede hizmet etti.

            Hacın’ın düşmesinden sonra makam-mevki ile ilgilenmeyerek Tufan Bey’in emrinde Mamure Baskını’na katıldı. Bu kuşatma sırasında tabancası düşmesi üzerine yaverine tabancayı bulması talimatını vermiştir. Yaveri tabancayı bulmak için kibriti yakınca düşman kuvveti Saim Bey’in yerini tespit etmesiyle Saim Bey’in mevziinde patlama oldu. Saim Bey ağır yaralanmıştı. Yaralı şekilde karargâh olarak kullanılan yerde taşındı yaraları sarıldı ama şehit oldu. Saim Bey’in naaşı Kozan’a defnedildi. Daha sonra Hacın’ın adı Saimbeyli olarak değiştirildi.

SONUÇ

Sonuç olarak Saim Bey hakkında beş kitap yazılması ve ölüm yıldönümünde hem resmî hem de sivil toplum örgütleri tarafından anılması Saim Bey’in hayatına karşı bir ilginin olduğunu göstermektedir. Fakat Saim Bey hakkında yüksek lisans veya doktora tezinin olmaması konunun ilmî yönden eksik kalmasına neden olmaktadır. Bu yüzden Saim Bey’in hayatına ve Millî Mücadele’ye dair yeni bilgilerin ortaya çıkması noktasında büyük eksiklik yaşanmaktadır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder