28 Eylül 2026 Pazartesi

YUKARI ÇUKUROVA’NIN TARİHİ VE KÜLTÜRÜ AÇISINDAN ALİ KOCAMAN’IN ESERLERİNİN ÖNEMİ VE DEĞERLENDİRİLMESİ

 

Şamil YAZAN

Araştırmacı-Yazar

 

Giriş

Ali Kocaman ismini ilk defa Kadirli Belediyesi tarafından 18 – 20 Ekim 2013’te “Geçmişten Günümüze Kadirli” adlı sempozyumunda duydum. O günden sonra ara sıra görüşmelerimiz oldu. Bu görüşmelerimiz kimi zaman yüz yüze veya telefonla olmuştur. Sohbetlerimiz genelde Çukurova’nın tarihi üzerine olurdu. Kimi zaman o bazı konularda bana bazı sorular sorar kimi zamanda ben ona bazı konularda soru sorardım. Bu sohbetlerimiz sırasında bir şey dikkatimi çekti. Benim Osmanlı belgelerinden edindiğim bilgiyi o halk arasında derleme yaparak ulaşmıştı. Bu yüzden onun araştırmalarında 1909 Adana Ermeni Olayları, Sevk ve İskân Kanunu (Tehcir Kanunu) ve Millî Mücadele’nin halka yansımalarını bulmak mümkündür. Nitekim kendisinin şu cümlesi bu durumu özetler gibi : “Hiç düşünmemiştim her evden cepheye giden iki, üç, dört kardeşten hiçbirinin geri dönmediğini, genç dulların umutsuzca kocalarının yollarını gözlediklerini…”[1]

Ali Kocaman naif ve kibar edayla konuşurdu her zaman. Konuşmalarında ülke durumu için üzüldüğü sık sık belirtirdi. Din istismarının yapılmasını asla tasvip etmezdi. İşte bu çalışmamızda Ali Kocaman’ın hayatına, derlemeciliğine ve üç eserine değinilecektir.

Ali Kocaman’ın Hayatı

Ali Kocaman 1953’te Kadirli’nin Koçlu (Avluk) Mahallesi’nde doğdu. İlkokulu kendi köyünde ortaokul ve liseyi ise Kadirli’de bitirmiştir. 1977’de Erzurum Kazım Karabekir Eğitim Enstitüsü’nün Türkçe bölümünden mezun olmuştur. 1992’de Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesinden Türk Dili ve Edebiyatı Lisansı tamamlayarak diploma aldı. Kahramanmaraş, Çanakkale ve Kozan’da öğretmenlik yaptı. 2012’de emekli oldu.

Yayınlanmış Eserler

1)       Duygular Dile Geldi

2)       Sakin Sabahlar

3)       Yukarı Çukurova’da Ağıtlar ve Hikâyeleri

4)       Seferberlik ve Kurtuluş Savaşından Hatıralar

5)       Çukurova Yanıyor

Yayınlanma Aşamasındaki Eserleri

1)       Mum Olduk Eridik (Öğretmen Hatıraları)

2)       Şiirlerim ( Yazarın Şahsi Şiirleri)

3)       Hayvanlar Üzerine Yazılan Ağıtlar ( Derleme)

4)       Çukurovalı Âşıklara Ait Destanlar

Ali Kocaman’ın Derlemeciliği

Ali Kocaman’ın derleme yaptığı yerler arasında İmamoğlu, Kozan, Feke, Saimbeyli, Tufanbeyli, Andırın, Kadirli ve Göksün yer almaktadır. Ağıt üzerine ilk ciddi çalışmasını 1977’de Erzurum Kazım Karabekir Eğitim Enstitüsü’nde mezuniyet tezi olarak “Çukurova’da Hikâyeler ve Hikâyeli Ağıtlar” adıyla yapmıştır. Bu çalışmasını iki yılda yapmış olduğuna göre derleme işine 1975’te başlamış olmalıdır. Ondan sonra araştırmalarına günümüze kadar devam etmiştir. Kısacası bu işe ömrünü vermiştir. Ağıt derleme işinin kökeninde çocukluluğunda dinlediği ağıtların etkisi büyüktür.

Bana göre Çukurova üzerine üç büyük derlemecisinden biridir. İlk iki büyük derlemeci Yaşar Kemal ve Ali Rıza Yalgın’dır. Peki, Ali Kocaman neden büyük bir derlemecidir? Birincisi bu işe ömrünü vermiştir. Yani elli yıldan fazla bu konu üzerinde çalışmıştır. Bu durum onun büyük bir bilgi birikime sahip olmasına neden olmuştur. Benim uzun süre İmamoğlu ilçesinde derlemeye çalıştığım ama derleyemediğim bir ağıtın iki kıtasını ondan almıştım. Ayrıca Çukurova’da bazı olaylardan bahsederken o hemen o olayla ilgili bir derleme yaptığını belirtirdi. İkincisi araştırma bölgesi ilgili birçok kitap ve makaleyi de incelemeyi de ihmâl etmemiştir.

Ali Kocaman’ın Kozan’daki Evi

Ali Kocaman’ı Kozan’daki evini ziyaret ettiğim de bir şey dikkatimi çekti. Evinin altında âdeta bir müze gibi idi. Tarım ve Yörük kültürüne ait birçok alet yer almaktaydı. Ayrıca öğretmen olan eşi Türkan Kocaman’da kabak ve taşları boyayarak evin altı ve bahçesini âdeta sanat evine çevirmiştir. TV program yapımcısı Okan Arık tarafından “Kültürhane” isimli programı Ali Kocaman’ın evinde yapılmış ve Ali Kocaman’ın eserleri değerlendirilmiştir.[2]

Ali Kocama’ın Üç Önemli Eseri

“Yukarı Çukurova’da Ağıtlar ve Hikâyeleri” adlı kitabı 2014’te Adana yayınlanmıştır. Kitap dört yüz sayfadır. Yazar “Yukarı Çukurova” derken  “Hemite-Anavarza-İmamoğlu’nun kuzeyinden Binboğa Dağları’na ve Meryemçil Beli’ne kadar olan” alanı kast etmektedir. Yazar ön söz ve başlarken kısmında ağıt kavramından kısaca bahsederek ağıtları nasıl derlediği konusunda da ipuçları vermektedir. Kitapta altmış sekiz ağıt hikâyeleri ile verilmiştir. Ağıtlar Osmanlının son dönemleri ve Cumhuriyet devrine aittir. Eserde ağıtların derlendiği kişinin adı, soyadı, nereli olduğu belirtilmiştir. Bir ağıtı beş altı kişiden dinleyerek de derleme yapmıştır. Bu durum ağıtı derlerken aynı köyle beş altı defa gitmesine neden olmuştur. Her dinlediği kişiden ağıtın bazı parçalarını derleyerek ağıtın bütünlüğünü oluşturmaya çalışmıştır. Ağıtların hikâyesi için kimi zaman yazılı kaynaklara da başvurduğu görülmektedir. Yazarın ifadesinden kitabın ikinci cildini çıkaracak kadar ağıtlar vardır arşivinde.

“Seferberlik ve Kurtuluş Savaşından Hatıralar” adlı kitabı2016’da Adana’da yayınlanmıştır. Kitap beş yüz seksen iki sayfadır. Kitabın adından anlaşılacağı üzere konusunu I. Dünya Savaşı ve Millî Mücadele döneminden kalmış hatıralar oluşturmaktadır.  Kitapta derlenen yüz on dört hikâye yer almaktadır. Kitapta savaşa gidenlerin nasıl bir esirlik hayatı yaşadıkları ve geride kalanların ne bedeller ödediğine dair önemli hatıralar yer almaktadır. Kısacası bu vatan için ne bedeller ödendiğine dair önemli bir derlemedir. Bu hikâyelerin birçoğu dizilere ve filmlere konu olabilecek kadar hüzünlü ve acıklıdır.

“Çukurova Yanıyor” adlı kitabı 2019’da Adana yayınlamıştır. Kitap üç yüz bir sayfadır. Kitap Osmanlının son dönemi ve Cumhuriyetin ilk yıllarında bölgedeki eşkıyalık olayları üzerine yapılan derlemelere dayanmaktadır. Yazarın yeri geldiğinden yazılı kaynaklardan bilgi verdiği de görülmektedir. Derlemeyi kimden yapı ise adını, soyadını, doğum tarihini ve nereli olduğunu belirtmiştir.

Sonuç

Balkan Savaşları, I. Dünya Savaşı, Ermeni Olayları, Millî Mücadele, Osmanlı ve Cumhuriyet devri eşkıyalık olaylarının halka yansımalarını derlemiş olması açısından Ali Kocaman’ın çalışmaları önem taşımaktadır. Böylece yazılı kaynakların bıraktığı boşluklar bu derlemelerle doldurmak veya yazılı kaynakları tamamlamak mümkün olmaktadır.

Sonuç olarak Ali Kocaman Yukarı Çukurova tarihi ve kültürü açısından büyük bir değerdir. Fakat bu değerin iyi bilinmediği ve iyi değerlendirilmediği de bir gerçektir. Özellikle yerel idarecilerin bu konuda bilinçsiz oldukları bir gerçektir. Eğer Ali Kocaman’ın değeri bilselerdi şimdiye kadar Ali Kocaman adına müze kurulurdu. Ayrıca yayınlanmış ve yayınlanmamış eserleri baskıya girerdi.



[1] Ali Kocaman, Seferberlik ve Kurtuluş Savaşından Hatıralar, Ekrem Matbaası, Adana 2016, s.4.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder