9 Ocak 2014 Perşembe

İMAMOĞLULU ŞAIR VE YAZAR HASAN HÜSEYIN ÇABUK’TAN YENI BIR ESER

Şamil YAZAN
Araştırmacı-Yazar
Hasan Hüseyin Hoca’yı İmamoğlu üzerine çalışmaya başladığımda tanımıştım. Hoca o sıralar Çukurova’da Yörükler isimli eserini yayınlamıştı. Bende Fikret Aslan’ın İmamoğlu İlçesi’nin Tarihçesi isimli eseri düzelterek yayınlamak üzereydim. İşte kitabın matbaa işleriyle uğraşırken Hasan Hüseyin Hoca’nın da kitabını aynı matbaada çıkardığını öğrendim. Kendisiyle tanışmak üzere bir not bıraktım. Ama bizim matbaa yoğunluktan olsa gerek benim notumu Hasan Hüseyin Hoca’ya vermeyi unutmuşlar. Ama Hasan Hüseyin Hoca’yla matbaada karşılaşma şansımız oldu. Hemen kendimi tanıttım. Kendisi de hemen kitabını imzalayarak bana hediye etti. İmamoğlu üzerine çalıştığımı belirttim. Kendisi de yaptığım çalışma hakkında: İmamoğlu’nun buna büyük bir ihtiyacı olduğunu belirtti. Ben de hemen hazırlığını sürdürdüğüm Sosyal ve Kültürel Yapısıyla İmamoğlu Tarihi isimli çalışmamda Hocama da yer verdim. Az da olsa Hocamın İmamoğlulu bir yazar ve şair olarak bilinmesini istedi.
İmamoğlu’ndan yetişmiş ve yazmayı seven birisiyle tanışmak beni oldukça mutlu etmişti. Çünkü İmamoğlu’nda bu tür kültürel çalışmalara hazır değildi ve bu düşüncemde de yanılmadığıma inanıyorum. İmamoğlu’nda yetişmiş biri olarak bir nebze olsa yaşadığım aydın yalnızlığından Hasan Hüseyin Hoca sayesinde kurtulmuş oldum. Çünkü İmamoğlu’nda yazan ve üreten insan yok denecek kadar azdır ve yazan ve üreten insana da İmamoğlu’nda zerre kadar değer verilmez.  Ne diyelim bu da İmamoğlu’nun idarecilerinin bir kabahati olsa gerek...
İmamoğlu’nda kültürel hareketlilik yok derken hemen imdadıma Hasan Hüseyin Hoca’nın ikinci çalışması olan Elöpen Sıcağı isimli öykü çalışması çıktı karşıma. Hoca, öykü kitabı hazırlığını daha önce bana söylemişti. Ama kitap okumanın sevilmediği ve yazmanın ise gereksiz görüldüğü İmamoğlu’nda İmamoğlulu bir şairin yeni kitabı bende heyecan yaratmayacak ne olacaktı?
Gelin isterseniz yazarımızı tanıyalım: Hasan Hüseyin Hoca, İmamoğlu’nun Camili Köyü’ndendir. Kendi tabiriyle çadırda doğdu. İlkokulu kendi köyünde okudu.  Daha sonra öğretmeninin teşvikiyle Düziçi İlköğretmen Okulu’na gitti. Buradan 1968 yılında mezun oldu. 26 yıl yurdun değişik yerlerinde öğretmenli yaptı. 1993 tarihinde emekli oldu. Yazarımız eskidende edebiyatla ilgilenmekteydi, ama emekli olduktan sonra yazmaya daha çok ağırlık verdi. Toplumcu-Gerçekçi bir çizgide yazmaya gayret göstermekte olup birçok gazete ve dergide öyküleri
Daha öncede belirttik o çadırda doğdu. Yani tam bir Yörük...  İmamoğlu’nun Hayta Yörüklerinden olmaktadır. Belki de bu Yörüklük duyguları kendisini Yörükler üzerine bir kitap yazmaya iten.  Hoca Çukurova’da Yörükler çalışmasını hazırlarken birçok yeri de gezmiştir. Bu yönüyle eser ilginç bir çalışmadır.  Neyse sözü fazla uzatmayarak Hoca’nın yeni çalışmasına getireyim. Yeni çalışması Elöpen Sıcağı isminde olup tam 107 sayfadır.  Kitap da 17 tane hikâye vardır. Hoca hikâyelerinin konusunu çevresinden seçmiştir. Aslında kitabı biraz dikkatli bakıldığında Türkiye’nin yaşadığı değişimim izlerini de görmek mümkündür. Özellikle şehirleşme olgusunun insanlarda yarattığı çelişkiler hikâyelerde sık görülmektedir. “Sıradan Bir Eğitim” isimli öyküde “Öğretmen okuluna başladığım ilk günler en büyük zorluğum masada yemek yerken oldu. Bir türlü yemek yiyecek şekilde oturmayı beceremiyordum. Çoğu zaman sağa sola döküyordum.”böyle bir olayın yaşanmış olması şehirleşme olgusunun getirdiği çelişki olsa gerek.
“Tarımı Nasıl Makineleştirdik” isimli öyküde ise teknoloji karşısında yaşanan çelişkiler ve komiklikler güzel bir üslûpla anlatılmıştır. Avrupa Birliği uygulamalarının halk arasında nasıl algılandığı ve nasıl bir tepki aldıkları “Kopenhag Kriterleri ve İnek”, “Kopenhag Kriterleri ve Trafik” hikâyelerinde edile gelmiştir.
Hikâye kitabına baktığımızda yeni kelimelerde öğrendiğimizi görüyoruz. Halk arasında Elöpen adıyla bilinen bir kertenkele olduğunu ve bu kertenkele ele alındığında sürekli dilini çıkarırınmış. Bu yüzden Elöpen adını almış.  Sığır sürüsüne nahır dendiğini ondan öğreniyoruz. Kese yoğurdundan yapılan ayrana Çalkamaç dendiğini yine ondan öğreniyoruz. Ayrıca Hoca eski kelimeleri hatırlatmakla yetinmeyerek karpuz, kabak karışımına Karbak diyerek yeni kelimelerde türetmektedir.
Daha önce de belirttiğimiz üzere Toplumcu-Gerçekçi bir çizgide yazmaya çalışmaktadır. Bu yüzden olsa gerek Hoca hikâyelerinde vermek istediği mesajı hikâyelerin sonunda açık açık vermektedir. Yani hikâyeden çıkacak sonucu okuyucunun bulmasına bırakmamaktadır. “Müsait Bir Yerde” isimli öykünün sonunda. “ Esas olan hepimizin karşılıklı sevgi ve saygı içinde olmamızdır” diyerek verilmek istenen mesaj direk verilmiştir.

Eser hakkında söylenecek çok şey ama bu yazının amacını belki aşabilir. Nede olsa edebiyat eleştirmenliği benim uzmanlık alanım değil. Bizimki sadece hocanın kitabına bir merhaba diyebilmektir. Son olarak Hasan Hüseyin Hoca iyi ki varsın. İyi ki yazıyorsun.

21 Aralık 2013 Cumartesi

TBMM TUTANAKLARINDA İMAMOĞLU VE SIRKINTI NAHİYESİ

Şamil YAZAN
Araştırmacı-Yazar

Seyhan Milletvekili Cezmi Türk’ün 14.XI. 1952 tarihinde (Cuma günü) TBMM’nde yaptığı konuşmadan İmamoğlu ve Sırkıntı Nahiyesi ilgili geçen kısımları
.......Kendilerinin bitirilmiş olarak gösterdikleri köy yollarından bahsedeceğim. İmamoğlu köyünün 15 kilometre ilerisinde bir nahiye merkezimiz vardır, Sırkıntı nahiyesinin kışın Kozan kasabası ile alâkası tamamen kesildiği gibi yaz mevsiminde' de biz ancak jiple oralara gidebiliyoruz. Sayın Bakana hatırlatmak isterim ki; memleketimiz henüz kağnılar memleketidir (sayfa 134)
Seçim dairemizi yakında gezmişler iki doktorun bulunduğu bir köyden bahsettiler. Filhakika İmamoğlu adında bir köyümüz vardır. ......(Sayfa 134)
Kaynak: TBMM Tutanak Dergisi, Dönem IX, Cilt 17, Toplantı 3
İkici Birleşim 3.11.1967 Cuma
Adana Milletvekili Kemal Sarıibrahimoğlu'nun Sorusu
 Ceyhan'ın Tutlupınar, Sanmazı, Mercin -Cihanbekirli, Kösreli, Kadirli ilçesinin Satır, Yalınızdut - Eırdel, Kozan'ın Sırkıntı Nahiyesi yollarının bakımı 1967 programına alınmış mıdır? Bu yıl fazla yağış ve seller yüzünden tahrib olan köprüleri, menfezleri süratle yapılıp tamirleri ikmal edilecek midir? (Sayfa 39-40)
Turgut Toker, Köy İşleri Bakanın cevabı
Ceyhan'ın Kösreli köyü ile Kozan'ın Sırkıntı bucağı yolu Karayolları Genel Müdürlüğüne aittir.( Sayfa 40)

Yapılan
İlçenin Adı
Yolun Adı
km
Bakım
Kozan
İlt-Danacılı
3
Bakım
Kozan
İlt-Koyunevi,Yazıtepe,Alaybeyi,Camili
11
Bakım
Kozan
İlt-Ayvalı,Sokudaş, Sokudaş Mah.
9
Bakım
Kozan
İlt-Ağzıkaraca
4
Bakım
Kozan
İlt-Ufacıkören
2

Kaynak: TBMM Tutanak Dergisi, Dönem 2, Cilt 22, Toplantı 3


30 Kasım 2013 Cumartesi

İMAMOĞLU’NDA EĞİTİMİN TEMEL MESELELERİ


Şamil YAZAN
Araştırmacı-Yazar

İmamoğlu’nda AKP’li bir yetkili İmamoğlu’nda öğretmen sorunu hallettiğini söylemişti. Politikacıların doğasından mıdır nedir? Bu zat meydanı boş bulmuş atıp tutmaktaydı. Nitekim İmamoğlu’nda başka bir AKP yetkilisi Ankara’ya İmamoğlu’na öğretmen atanması için gittiklerini ama İmamoğlu’na bir öğretmen dahi atatamadıklarını ve atanan tüm öğretmenlerin Güney Doğu Anadolu’ya atandıklarını belirtmişti. Bir AKP’li arkadaşım AKP’nin Milli Eğitimdeki tüm sorunları yakında çözeceğini söylemişti. Bir AKP’li vatandaş da doktorları hizaya getirdiklerini sıranın öğretmenlere geldiğini belirtmişti. O günden bugüne uzun bir süre geçti ama AKP eğitimdeki sorunları çözmek yerine eğitimdeki sorunları daha karmaşık hale getirmiştir. İşte bu yazımızın konusunda eğitimle alakalı olacaktır ama eğitim boylu boyuna karmaşık ve tartışmalı konudur. Biz de İmamoğlu’nda eğitimin sorunlara değinerek AKP’nin neden eğitimde başarısız olduğunu belirteceğiz. Bunu yaparken de devletin İmamoğlu için verdiği resmi istatistiklerden yararlanacağız.
1.Okul ve Derslik Sorunu
Eğitim-Öğretim Yılı
2006-2007
2007-2008
2008-2009
2009-2010
2010-2011
Öğrenci Sayısı
6286
6255
5.001
5066
6.213
Okul Sayısı
28
30
29
29
29
Derslik Sayısı
225
228
193
193
193
Öğretmen Sayısı
261
274
261
251
167
                                                                                                               
            2006-2011 verilerine göre İmamoğlu’na yeni bir okul yapılmadığı görülmektedir. Hatta 2006-2007 tarihlerinde 30 okul varken 2008-2009 yılları arasında 29 okul görünmektedir. Derslik sayılarına baktığımız zaman bir azalma görülmektedir. Buda bazı sınıfların birleştirildiğini göstermektedir.2010-2011 tarihleri arasında anaokulu derslik sayısı 22 ve şube sayısı 22 ve şube başına düşen öğrenci sayısı 17’dir. İlköğretimde derslik sayısı 171, şube sayısı 204 şube başına düşen öğrenci sayısı 22’dir. Lisede derslik sayısı 35, şube sayısı 40 ve şube başına düşen öğrenci sayısı 30’dur. 2013 verilerine göre okul sayısı 32, derslik sayısı 214’dir Verdiğimiz bilgilerden İmamoğluların çocuklarını anaokuluna göndermedikleri anlaşılmaktadır. Özellikle anaokulunun maliyetli olması bunda büyük bir etkendir. Lisede sınıf başına düşen öğrencinin 30 olması eğitimin kalitesinin düşmesine sebep olmaktadır. İlköğretimdeki sınıf başına düşen öğrenci 22 olarak gösterilse de bu abartıdan ibarettir. Çünkü İmamoğlu’nda bazı okullarda sınıf mevcudunun 30-35 olduğu bilinen bir geçektir.2013 tarihindeki verilere baktığımız zaman okul ve derslik sayısında artma görülmektedir. 4+4+4 sistemi düşünüldüğünde okul ve derslik sayısının yetersizliği ortadadır. Buradaki sorunun diğer kaynağı da İmamoğlulu AKP’lilerin beceriksizlikleridir. Nitekim Anadolu Lisesinin yapım yeri konusunda anlaşamayan AKP’li yetkililer Anadolu Lisesi için ayrılan ödeneğin başka yere gitmesine neden olmuşlardır. Anadolu Lisesi yapılmış ama oldukça geç yapılmıştır.
2. Öğretmen Sorunu
Açıklama
Sayı
Bakanlık Tarafından İlçemize Tahsis Edilen Norm Kadro
352
Mevcut Öğretmen Sayısı
207
Öğretmen İhtiyacı
145
İlçe Norm Kadro Durumuna Göre Fazla Öğretmen Sayısı
-

            Yukarıdaki tabloya baktığımız zaman İmamoğlu’nun öğretmen ihtiyacının 145 olduğu görülmektedir. 4+4+4 sistemini düşündüğümüzde İmamoğlu’nun öğretmen ihtiyacının 200-250 olduğunu söyleyebiliriz. 2013 verilerine göre öğretmen sayısı 279’dur. 2013 öğretmen sayısı 4+4+4 sisteminin İmamoğlu’na öğretmen atanmasında fazlaca etkili olmadığı görülmektedir. Ayrıca ilköğretimin ikiye ayrıldığını düşünürsek ilkokullarda öğretmen fazlalığının yaşandığını düşünebiliriz. Hatta bazı branş öğretmenlerinin İmamoğlu’nda bulunmadığı söylenmektedir. 2010 öncesinde istatistiklere göre İmamoğlu’nda bulunan rehber öğretmen sayısı 4’tür. Ayrıca öğretmen ihtiyacı ücretli olarak karşılanmaktadır. Bu durum İmamoğlu’nda eğitimin kalitesini düşüren en büyük etkenlerin başında gelmektedir. Bir diğer sorunda İmamoğlu’nda bulunan öğretmenlerin Kozan ve Adana’ya geliş-gidiş yaptıkları gerçeğidir. Öğretmenlerin İmamoğlu’nda sosyal ve kültürel faaliyetlerin olmaması bunda en büyük etkendir. Ayrıca Milli Eğitim sisteminden kaynaklanan sorunlar yüzünden İmamoğlu’na tayini çıkan öğretmenlerin 2-3 yıl içinde bir yolunu bulup tayinlerini başka yerlere çıkarttıkları gerçeğidir.
3.Öğrencilerin Başarısı
Yılı
OKS Giren Öğrenci Sayısı
Yerleşen Öğrenci Sayısı
Başarı Yüzdesi
2006-2007
392
104
26
2007-2008
444
129
20
2008-2009
381
120
31
2009-2010
472
222
47
2010-2011
-
-
-
Yukarıdaki tabloya bakıldığında İmamoğlu’ndaki öğrencilerin OKS’ye girme konusunda başarıların arttığı görülmektedir. Bu durum İmamoğlu halkın eğitime gittikçe ilgilerinin artığını göstermektedir.
Yılı
ÖSS Giren Öğrenci Sayısı
Yerleşen Öğrenci Sayısı
Başarı Yüzdesi
2006-2007
339
68
20
2007-2008
225
60
27
2008-2009
217
47
21
2009-2010
123
77
59
2010-2011
-
-
-

Yukarıdaki tabloya baktığımız zaman ÖSS’ye giren öğrenci sayısında bir azalma olsa da başarı yüzdesin büyük bir artış vardır. Aslında bu başarı düşüklüğünün bir sebebi de en iyi öğrencilerin okumak için Adana ve Kozan’ı tercih ettiklerini de göstermektedir. Nitekim ilköğretimdeki öğrenci sayımız 4.617 ve lisedeki öğrenci sayımız 1.215’dir. Bu durumda ilköğretimden sonra bazı öğrencileri liseye gitmedikleri bazılarında okumak için Kozan ve Adana’ya gittikleri anlaşılmaktadır. Ama ne kadar öğrencinin lise okumak için Adana ve Kozan’a gittiği yönünde elimizde istatistik yoktur.
4.4+4+4 Sisteminin İmamoğlu’na Yansımaları
            Eğitime hangi sistemi getirirseniz getirin eğer iyi bir hazırlık yapmazsanız sonuç hüsran olur. Bu hüsranlığı 4+4+4 sisteminde de gördük. Çünkü AKP bu sistemi hiçbir hazırlık yapmadan “ben yaptım oldu” mantığıyla eğitimde uygulamaya çalışmıştır. Oysa İmamoğlu bazında bu sistemi düşünürsek İmamoğlu’nun her mahallesine bir okul yapılması gerekirdi. Ayrıca öğretmen kontenjanın tamamen doldurulması gerekirdi. Bu yüzden açılan İmam-hatip Lisesi ve ortaokulunun binası olmadığı için bu okullar geçici binalarda hizmet vermek zorunda bırakılmıştır. İlkokul ve ortaokulun ayrılmış ama bu resmiyette kalmıştır. Çünkü okulların bina sorunu olduğu için okullar ikili öğretim yapmak zorunda kalmışlardır. Bu yüzden iki okula aynı müdür ve müdür yardımcıları bakmaktadır.
Sonuç
            Sonuç olarak AKP eğitimde gerçekçi politikalara sahip olmadıkça eğitimdeki sorunlar bitmeyecektir. İmamoğlu öğreneğinde görüldüğü gibi öğretmen sıkıntısı vardır. Öğretmen sıkıntısından sonra okul sıkıntısı gelmektedir. Nitekim 2002-2010 tarihleri arasında İmamoğlu’na yeni bir okul yaptırılmaması 4+4+4 sistemiyle bu sıkıntı daha da hissedilir olmuştur. İmamoğlu’ndaki okullara baktığımız zaman hepsini devlet yaptırmıştır. Bu durum göstermektedir ki İmamoğlu’nun zenginleri İmamoğlu’nu eğitim konusunda desteklememektedir.

KAYNAK
2011-2014 Eğitimde Stratejik Planlama, İmamoğlu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü



13 Eylül 2013 Cuma

İMAMOĞLU KAYMAKAMLIĞININ YAPTIĞI BİLGİLENDİRME TOPLANTISI ÜZERİNE DÜŞÜNCELER

Şamil YAZAN
Araştırmacı-Yazar

Eğitim, gençlik ve spor, sağlık, sosyal hizmetler, engelli, yaşlı kadın, kültür ve turizm ve tanıtımı, sanayi, ticaret ve istihdam, tarım, hayvancılık ve kırsal kalkınma ve altyapı, ulaşım ve çevre konularında İlçemizin sorunlarını değerlendirmek, tartışmak ve farklı görüşlere yer vermek üzere 28.04.2012 Cumartesi saat 10:00’da İmamoğlu Meslek Yüksek Okulu Toplantı Salonunda İmamoğlu Kaymakamlığı tarafından toplantı tertip edilmiştir. Toplantı, İlçe Kaymakamı Savaş Ünlü Bey’in öncülüğünde, Adalet ve Kalkınma Partisi Adana Milletvekili Prof.Dr. Necdet Ünüvar,  Belediye Başkanı Kadir Altunköse, kamu kurum ve kuruluşları kurum amirleri, il genel meclis üyeleri, belediye meclis üyeleri, mahalle muhtarları, sivil toplum kuruluşları ve iş adamların katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Toplantıda İlçenin acil çözüm bekleyen;  yüksek öğrenim yurdu  yapılması, okuma evinin kurulması,  SGK ilçe merkezi kurulması,  İlçemizin eğitim tesisi açısından zenginleştirilmesi,  İlçemizde stratejik tarım planlarının uygulanması,  İlçemizin tarihi ve kültürel potansiyelinin genişletilmesi, Çok amaçlı gençlik merkezleri kurulması, uygulamalı tarım lisesi açılması,  konularına değinilmiştir.

Yapılan toplantıyı çeşitli yönlerden incelenebilir ama ben İmamoğlu’nun Tarihi ve kültürel potansiyelinin geliştirilmesi maddesine değinmek istiyorum. Çünkü İmamoğlu Tarihi ve kültürü üzerine çalışmaları bulunan biri olarak herhalde bu konuda sözü olabilecek insanların başında gelmekteyim. Gerçi daha önce benim bu konuda çeşitli önerilerim olmuştu. İşte o önerilerime yenileri ekleyerek İmamoğlu Tarihi ve kültürel potansiyelinin geliştirilmesi konusunda nelerin yapılması gerektiğini belirteceğim.
1.Benim İmamoğlu Tarihi üzerine yazmış olduğum İmamoğlu Tarihi isimli eserim genişletilerek yeniden baskısı yapılmalıdır. Bu eseri öncelikle tüm İmamoğlulara dağıtılmalı ve İmamoğlu dışındaki tüm kütüphanelere gönderilmelidir. Böylelikle İmamoğlu’nun tarihi kimliği iyice anlaşılması sağlanmalıdır.
2.Fikret Aslan’ın İmamoğlu İlçesi’nin Tarihçesi isimli çalışması benim tarafımdan yayınlanmıştır. Bu eser tekrar yayınlanmalıdır. Bu eser İmamoğlu’nun merkezi olarak gelişimini anlatmaktadır.
3. İmamoğlu Şairler ve Ozanlar isimli antoloji çalışmam yayınlanmalı ve öncelikle İmamoğlulara dağıtımı yapılmalıdır. Daha sonra İmamoğlu dışındaki tüm kütüphanelere dağıtımı yapılmalıdır. Özellikle ozanlarımızın şiirleri kaybolma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Ozanların bazıları şiirlerini defterlere kaydetmekte ve ozanların ölümünden sonra bu şiirler yavaş yavaş kaybolmaktadır. Bazı ozanlarımızın şiirlerini defterlere de kaydetmedikleri görülmektedir. Eğer bu çalışma yayınlanırsa Ozanlarımızın şiirlerini kaybolmasının da önüne geçilecektir.
4.İmamoğlu Belediyesi, İmamoğlu Kaymakamlığı ve İmamoğlu Meslek Yüksekoklu’nun işbirliği ile İmamoğlu üzerine bir sempozyum yapılmalıdır. Bu sempozyum daha sonra kitaplaştırılmalıdır. Böylelikle araştırmacıların ve akademisyenlerin İmamoğlu üzerine çalışması sağlanmış olacaktır. Ayrıca yarınlara kıymetli bir eser bırakılmış olacaktır.
5.İmamoğlulu on beşin üzerinde ozan ve şair vardır. Bu şair ve ozanların şiirleri toplanarak yayınlanmalıdır. Böylelilikle İmamoğlu’ndan yetişen şairleri ve ozanları da tek tek tanıma olanağına da sahip olacağız.
6.İmamoğlu’nda tarihi mekânların başında Koyunevi Köyü vardır. Koyunevi Köyü İmamoğlu’na çok yakın olması sebebiyle Koyunevi bu açıdan iyi değerlendirilmelidir. Öncelikle Koyunevi ile İmamoğlu arasında yol genişletilmeli ve bu yolun yanına yürüyüş parkurları yapılmalıdır. Daha sonra Koyunevi Köyü sokakları düzeltilmeli ve en sonunda da Koyunevi Köyü’nde bulunan mozaikler, hamam kalıntıları, Osmanlı mezarları ve tarihi mağaralar gün yüzüne çıkarılmalıdır.
7.İmamoğlu’nda hafta sonu piknik yapmak isteseniz böyle bir yer bulmakta zorlanırsız. Peki, böyle bir yer yok mu? İmamoğlu’nun Pekmezci Köyü’nün hemen alt tarafında bulunan Altın İni Mağaralarının bulunduğu alan piknik alanı olabilir. Altın İni Mağaralarında mağaralar, şelale ve tarihi taş yol vardır. Burada yapılacak iyi düzenleme ve birazda reklam ile İmamoğlu’nda iyi bir piknik alanı oluşacaktır. Ayrıca Üçtepe Köyünde bulunan Çıtlık ve Pınarınözü alanları da piknik alanı olacak yerlerin başında gelmektedir. Ancak buralarda çeşitli düzenleme çalışmaları yapılmalıdır.
8.İmamoğlu’nun  iki değerli ozanı olan Âşık Mahmut Anılan’a  Saygı Gecesi ve Aşık Fidani’yi Anma Gecesi düzenlenebilir. Böylelikle Âşıklarımıza vefasızlık etmemiş ve İmamoğlu’nda bir kültür şölenini de başlangıcına önayak olunmuş olacaktır.
9.İmamoğlu’nun caddelerine ve okullarına İmamoğlu ile özdeşleşmiş kişilerin isimleri verilmelidir. Örnek olarak Doktor Ali Deniz Meydanı, Fikret Aslan Kütüphanesi, Kırmızı Osman Lisesi, Gökvelioğlu Mehmet Efendi İlkokulu gibi… İşin ilginç tarafı İmamoğlu’nun idarecileri bu kişilerin İmamoğlu’nun değerini bile bilmemektedirler.
10. İmamoğlu’nda bulunan tarihi mekânlar hemen koruma altına alınmalıdır. Özellikle Ağzıkaraca Köyü ve Saygeçit Mahallesi’nde bulunan Şehitlik Mezarlıkları yapılmalıdır. Yeri gelmişken Ağzıkaraca Köyü’nde bulunan şehitlik mezarlığı Çamurdanzadeler tarafından yaptırılmıştır ama kitabesi nedense yanlış yapılmıştır.
            İnsan kendi kendine sormadan edemiyor bu teklifler dikkate alınacak mı diye. Şunu itiraf etmeliyim ki bu tekliflerim zerre kadar dikkate alınmayacaktır. Çünkü İmamoğlu’nda idarecilik yapan(seçilmişler ve atanmışlar dâhil) kimseler kendilerinin her şeyi bildiklerini zannederler. Oysaki İmamoğlu’nu bir ucundan diğer ucuna gezdiğiniz zaman İmamoğlulu idarecilerin hiçbir şeyde bilmediklerini görürsünüz.


8 Eylül 2013 Pazar

İMAMOĞLULU GENÇ BİR ŞAİR BEYTULLAH SARAÇ

Şamil YAZAN
Araştırmacı-Yazar
İmamoğlu’nu tarihi bilinmediği gibi İmamoğlulu şair, ozan ve yazarlarda bilinmemektedir. İşte şimdi size bahsedeceğim şair ve yazar İmamoğlu’nun yeni yetişen isimlerinden biridir. Gelin isterseniz önce onun hayat hikâyesini anlatalım. 1987 de Kozan’da doğdu. O zamanlar da İmamoğlu’nda hastane olmadığı için böyle oldu tabi. İlkokula Tuna mahallesindeki Atatürk İlkokulu’nda başladı. Daha sonra İstiklal İlkokulu ve Mehmet Akif Ortaokulu’nda devam etti. Liseyi Kozan’da Kozan Anadolu Lisesi’nde okudu. Daha sonra jeoloji ile ilgili işlerde çalışmaya başladı ve 2008 yılında da Süleyman Demirel Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği bölümüne girdi. Özel sektörde jeoloji ile ilgili işler yapmaya devam etmektedir.
İmamoğlulu şiar ve yazar Beytullah SARAÇ

 Lise zamanlarımda Kozan Ülkü Ocakları’nda ve yine daha sonrasında İmamoğlu Ülkü Ocakları’nda çeşitli görev ve hizmetlerde bulundu. Yine bulunduğu şehirlerde çeşitli sivil toplum kuruluşlarında Türk Milliyetçiliği’ne, Türk Milleti’ne hizmet etti. Isparta’ya geldiğinde de aktif olarak Isparta Türk Ocağı’nda Gençlik Kolu Kurucusu ve Başkanlık yaptı. Yine bu çalışmalarının yanında yazılar ve şiirler yazdı. Yazılarım Çeşitli dergilerde ve internet sitelerinde yayınladı. Şiirlerinde genelde aşk, memleket ve Türklük konularına ağırlık vermiştir. Nitekim bir şiirinde:
          “Türkistan’da deprem olmuş yanarım!...
Ruhum erir, içten içten yanarım.
Yer çökmüştür, gök basmıştır sanarım.
Yıkıldı mı Ata yurdum Türkistan?...
Gözlerimden seller gibi akar kan…”

diyerek Türkistan Türklerinin dertlerini kendince dile getirir. Türk Dünyasının önemli simalarından biri olan Rauf Denktaş’ın ölümü üzerine:

            “Yıl iki bin on iki,
Ocak ayı, gün cuma,
Devrildi Koca Çınar,
Yürekler dayanmaz buna.”
diyerek yürek acısını dile getirmektedir. Azerbaycan’da Karabağ Savaşı’nda şehit düşen Mübariz’e yazdığı şiirle Azeri Türklerinin dillerine tercüman olmaktadır. Ayrıca Türk milletinin kahramanlık ruhunun hiç sönmeyeceğini bu şiirinde belirtmektedir. Mübariz’e yazdığı şiirin bir dörtlüğünü aşağıya alıyorum.

             “Mübariz sen bir devsin, ne kemik ne de etsin.
Ruhun şad olsun Yiğit, Ulmağları yurt olsun.
 Bayrağa kan oldun sen, mazimize şan oldun sen.

Tanrı Mübarizleri ordumuzda var etsim.”

5 Ağustos 2013 Pazartesi

OSMANLI ZAMANINDA İMAMOĞLU KÖYLERİ


Şamil YAZAN
Araştırmacı-Yazar

Adana Vilayet Salnameleri ve Osmanlı Arşivi üzerinde yaptığımız çalışmalar sonucunda tespit ettiğimiz köy isimleridir. Bu köyler Osmanlı Döneminin 19. ve 20. Yüzyıllarında (yani 1865 ile 1900 yılları arasında)  tarih sahnesinde vardı. Bu köyler günümüzde de vardır.
Yukarı Sırkıntı Nahiyesine Bağlı Köyler
1.Koyun evi
2.Alaybeyi
3.Cami ören(Nahiye merkezi)
4.Sayca
5.Çörten
6.Abdal ören
7.Otluk
Aşağı Sırkıntı Nahiyesine Bağlı Köyler
1.Saygeçit (Nahiye merkezi)
2.Danacılı
3.Yeni Köy
Sis Kazasına Bağlı Köyler
1.Ayvalı
2.Sokudaş.
3.Malıhızırlı
4.Delihasan